«

»

Ağu 06

Hande Altaylı Aşka Şeytan Karışır

 

aşka şeytan karışır

 

Biraz ters miyim nedir ?

Hande Altaylı’nın ilk romanı, benim okuduğum son romanı oldu 🙂

Kahperengi’yle başlayan Hande Altaylı sevdam Delice’yle yükselip, Maraz’la biraz dinginleşip en son da Aşka Şeytan Karışır’la tavan yaptı.

 

O nasıl bir kalemdir…

O nasıl güzel ruh analizleridir…

O nasıl bir gözlemdir…

 

Tek kelimeyle bayıldım ve çok uzun zamandır ilk kez sabaha kadar elimden bırakamadan okuduğum tek kitap oldu.

Öyle bir duygu analizleri var ki anlatamam. ‘Hah işte bu duygudan bende de var!’ dedirtip insanı içine çekiyor resmen Aşka Şeytan Karışır.

Kitabın konusundan az da olsa bahsedicem tabii ki; ama arka kapağında yazan bir cümle gerçekten de kitaba nokta atışı yapmış.

 

‘Sıradan insanlar yoldan çıkmaz, en masumlar, iyiler kötülük yapmazdı; eğer aşka şeytan karışmasaydı…’

 

Gelelim etkisi geçmeden sıcağı sıcağına kitabın bende bıraktıklarına:)

 

aşka şeytan karışır

 

Aslı 11 yaşında, ailesinin tüm fertlerini kaybedince sıra dışı teyzesi Jülide’nin yanına taşınır. Hayatı tamamen değişmiştir. Yıllar sonra teyzesi Jülide’yi de kaybedince Aslı parasız ve yalnız kalır. Üstelik üniversite son sınıfta okumaktadır henüz. Teyzesinden kalan paralar suyunu çekince, Kirpi dediği sevgilisi Cem’in yanına taşınma planları yapmaya başlar. Cem’in yanına taşınmak için eşyalarını topladığı sırada Jülide’nin kendinden 15 yaş küçük sevgilisi Ömer eve gelir. Hiç beklenmedik bir şekilde birlikte olurlar ve Aslı’nın hayatı tamamen farklı bir yöne girer. İşte hikaye tam burada başlar:)

 

Başlarda gayet sakin ve huzurlu olan ilişki zamanla kaçınılmaz kıskançlığın, sorgulamaların ve hayal kırıklıklarının kurbanı olur. Aradan geçen senelere rağmen Aslı, Ömer’i hiç unutamaz. Hiç beklenmedik bir anda, tam 7 yıl sonra Ömer karşısına çıktığında her şey bir kez daha tepe taklak oluverir.

 

Yalnızlık, aşk acısı, yerine koyma, kıskançlık, küfür, sinir, aldatma, kavga, pişmanlık, karşı koyma…

Her şeyden biraz var bu romanda. Eminim ki herkes bir yerinden, bir duygudan yakalayacak kendini benim gibi 🙂

 

aşka şeytan karışır

 Mine’ce altı çizili cümleler:

 

‘Aslı muslukları sonuna kadar açıp, gürül gürül akan sulara baktı. Kendisi için geliştirdiği acil durum terapisiydi bu. Su akar deli bakar misali bir saat banyoda kaldı; muslukların onun yerine ağlamasını izledi. Sakinleşmişti. Artık acı çekmenin inceliklerini öğrenmişti, direnmenin nafile olduğunu biliyordu. Buyur edeceksin, teslim olacaksın, paşa paşa çekeceksin çekeceğini. Kural buydu. Zihninin, anılarının, en fenası da hayal gücünün sana işkence etmesine izin vereceksin. Dibe vurman gerekiyorsa, küüt diye vuracaksın, payına beş ton göz yaşı düşüyorsa, dökeceksin. Nasıl olsa sonsuza kadar sürmüyordu, illa ki ki azalıp gidiyordu.’

 

‘   ‘Sen beni gerçekten sevmedin ki’, diye söylendi sigarasının dumanının şekilden şekile girmesini izlerken. Bu bir suçlama değildi, sevmedi diye suçlanamazdı ki insan. ‘ Biraz’ sevmişti Ömer onu, sevişecek kadar… Fedakarlık yapmadan, elini taşın altına sokmadan, uzaktan sevmişti. Dünya bunlarla doluydu zaten. Sevgilisini, kocasından ya da karısından vazgeçmeden seven sürüyle insan vardı. İşte şimdi onlardan biri, karşısına geçip özür dileyecekti. Sevmemenin özrü olurmuş gibi, ya da sevilmemenin çaresi.’

 

‘ Sonuçta o uğruna dünyalar yıkılan bir kadın olamamıştı.’

 

‘Aşık insanların hayatta kalması bile mucizeydi. Tutkusuz ilişkiler ve onların verdiği hafif memnuniyetler sağlık için kesinlikle daha iyiydi. Eğer kalbi hızlı çarpsın isterse, gider iki kilometre koşardı…’

 

‘    ‘Canım evim, güzel kanepem, sağlığıma düşmen ruhuma dost küllüğüm.’ Ne güzel şeydi evde olmak…’

 

Daha çok; ama gerisi size kalmış. Sözün özü; şiddetle tavsiye edilir 🙂

 

 

 

Bir önceki yazımız olan Kestik, Diyor Yönetmen başlıklı makalemizde ikbal albayrak, kestik diyor yönetmen ve kestik diyor yönetmen yorum hakkında bilgiler verilmektedir.

2 yorum

  1. SELEN

    SELAM!
    GERÇEKTEN DE ÇOK SÜRÜKLEYİCİ BİR KİTAP ; AMA NE YALAN SÖYLİYEYİM SONU BENİ HÜSRANA UĞRATTI.
    BEN MUTLU SONLARI SEVİYORUM

    1. admin

      ben de mutlu sonları severim; ama roman böyle Selen’cim 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*