«

»

Nis 11

Hande Altaylı ‘ Delice ‘

 

hande altaylı delice

 

Hande Altaylı en sevdiğim yazarlardan biri. Hem çok akıcı yazıyor hem de kitaplarının konusu pek de alışılmış konular değil. Tam romanın içine girmişken, okumaya kaptırmışken hiç beklenmedik bir anda öyle bir şaşırtıyor ki beni, ‘olamaz’ dedirttiriyor.

Cümleleri, tasvirleri, betimlemeleri hiç sıkıcı değil. İlk okuduğum kitabı KAHPERENGİ’ydi. Sonradan merhamet dizisine konu olduğunda diziyi de izlemiştim. Gerçi genelde kitaptan alıntı diziler kitaba pek uygun olmuyor. Merhamet dizisi de bence bambaşkaydı.

Şimdi yeni bitirdim Hande Altaylı’nın son kitabı DELİCE’yi !

Hatta bitirdim ve koştura koştura okumadığım başka bir romanını aldım geçen akşam , ona bile başladım 🙂

Şimdi de sıcağı sıcağına yazıyorum DELİCE yorumlarımı. Zaten bence okunan kitap biter bitmez yapılmalı ya da yazılmalı yorumlar. Zaman geçince üzerinde bıraktığı etki azalıyor, akılda kalan, vuran cümleler unutuluyor.

 

hande altaylı delice

 

Delice romanı Çakalağzı diye sadece 484 köylünün yaşadığı küçücük bir köyde geçiyor. Zamanı bu zaman. Ama köy o kadar ıssız bir halde yaşıyor ki bizim için doğal olan bir çok şeyden mahrumlar.

Baş karakterler köyün hiç sevmediği hatta uğursuz diye adlandırdığı 29 yaşındaki Meryem ve zengin bir ailenin aklı yerinde olmayan oğlu *deli* Kazım.

Kazım Meryem’i deli gibi seviyor. Meryem de serseri Aliço’yu. Meryem’in ailesi Meryem’in tüm isteksizliğine rağmen Meryem’i Kazım’a veriyor. Meryem Aliço’yu sevmesine rağmen Kazım’la evlenmek zorunda kalıyor; ama kendini hiçbir zaman onun karısı olarak görmüyor. O hep Aliço’nun sevgilisi olarak kalıyor.

Meryem evlendikten sonra Aliço’yla kaçmak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve sonunda istediği oluyor. Aliço’yla Meryem tam kaçacakken öyle şeyler oluyor ki tüm planlar olduğu gibi değişmek zorunda kalıyor. Neler oluyor neler 🙂

Sonunu elbette yazmıyorum ki kitabı okumanın tadı çıksın.

Delice’de hepsi  birbirinden farklı bir çok karakter var. Ama sanki tek ortak noktaları kötülükleri. Her biri farklı yönleriyle kötü. Hani insan bir karakterin bir yerinden kendini yakalar ya, burada aslında bunu hissedebilmek biraz zor. Hatta insan kitabı okurken sinirleniyor bile diyebilirim. Ama ben yine de bazılarının ucunda kıyısında buldum kendimi 🙂

 

İşte Delice’den Mine’ce altı çizili cümleler :

da

 

‘Gerçek mutluluk böyleydi işte; insanın her türlü nefretini yıkar, temizlerdi. Önceden sizi üzenler, üzemez olur; çıkmaz sandığınız lekelerin izi bile kalmazdı. Kin ve nefret yükü kalkınca, yüreğiniz kuş gibi hafiflerdi. Mutluluktan uçabilmenin sırrı da buydu: hafif bir kalp !’

 

‘Yine de bir şey söylemek zordu, çünkü görmenin ilk şartı, görmemekten korkmamaktı. Aslında iki çift göz kapağı vardı herkesin; biri görünen, biri görünmeyen…Görünen kapaklar bizi tozdan, topraktan, güneşten korurdu; görünmeyen kapaklar ise acılardan…’

 

‘Sonuçta aşk, izahı olan bir durum değildi ama insan, varoluşundan gelen bir inatla daima bir izah arardı. Bu arayışta az ya da çok akıllı olmak hiçbir şeyi değiştirmez ya da kolaylaştırmazdı, çünkü bulduğunuzu sandığınız hiçbir açıklama hiçbir şeyi açıklamazdı.’

 

‘Ne olursa olsun insanın yapmadan duramayacağı hatalar vardı. Tıpkı sevmeden duramayacağı insanlar gibi.’

 

‘Aklı, nereye gittiklerinde değildi; gitmenin kendisini sevmişti.’

 

‘Sana bir şey söyleyeyim mi Nurdan Abla, birini sevince ister istemez her şeyin onunla ilgisi oluyor. Ben şimdi kahve içiyorum ya, onun bile Aliço’yla ilgisi var, çünkü kahveyi içerken onu düşünüyorum. Oturup onunla karşılıklı kahve içmeyi, ona kahve pişirmeyi hayal ediyorum. Yani kafamın içinde küçük bir Aliço var ve benimle her yere geliyor. Beraber yıkanıyoruz, beraber uyuyoruz, beraber yürüyoruz, misal o da burada benimle beraber oturuyor. Anladın mı ?’

 

Şöyle hiçbir şey gelmesin aklıma, elime alayım bir kitap içine alıp, götürsün beni diyorsanız Hande Altaylı’nın Delice’si harika bir seçim olur.

Kahperengi romanını da çok sevmiştim; ama Delice’yi bi başka sevdim:)

Şiddetle tavsiye ediyorum.

 

Bir önceki yazımız olan Nazım-Piraye Aşkı başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

6 yorum

Yorumu formunu geç

  1. selcan

    Hande Altaylı’nın okuduğum ilk kitabı; ama ben de çok sevdim.
    Nasıl güzel cümleleri. diğer kitaplarını da en yakın zamanda alıp okucam.
    Yazıların çok güzel, takipteyim):
    Bu arada Hande hanım da Fatih Altaylı’nın eşiymiş. Nette bakarken gördüm. Şaşırdım

    1. admin

      Evet ben de sonradan okudum eşi olduğunu:)
      Sevgiler..

  2. Ozgün

    Bu yorumu okuduktan sonra aldım kitabı.zaten yeni çıkanlarda görmüştüm.ben de çok sevdim:)
    Kitap yorumlarınız nokta atışı adeta.takipçinizin:)

    1. admin

      Teşekkür ederim özgün’cüm,beğenmene sevindim.
      Sevgiler

  3. Cansel

    Hande Altaylı’nin Maraz dışında tüm kitaplarını okudum,Maraz da elimde ona da basliycam.Her kitabını ayrı sevdim ama gerçekten Delice bir başkaydı,sonlarına dogru baya gozlerim doldu açıkçası.Cok guzel bi kurguydu gercekten begendim.Sizi de takipteyim..

    1. admin

      güzel yorumun için teşekkürler Cansel’cim.
      Maraz’ı da şiddetle tavsiye ederim. henüz yorumunu yazamadım; fakat Maraz’ı da oldukça beğendim.
      sevgiler 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi

*